Tag Archives: CEZA AVUKATI ZEKİ BULGAN-Çocuğun basit cinsel istismarı-BASİT CİNSEL SALDIRI-KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMAK-ceza avukatı-ağır ceza avukatı-ceza avukatları-ağır ceza avukatları

Çocuğun basit cinsel istismarı hakkında yargıtay kararı

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ E. 2007/7133T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2007/7133

K. 2007/6558

T. 20.9.2007

• CEZA TAYİNİ ( Basit Cinsel İstismar – 1/2 Yerine 1/3 Hatalı İndirim Uygulanarak Fazla Ceza Tayini/Ceza İndiriminde Sanığın Yaşına ve İndirim Miktarına Dikkat Edilmesi Gerektiği )

• BASİT CİNSEL İSTİSMAR ( Yaşı Küçük Mağdurun Uzman Bulunmadan Bir Defaya Mahsus Dinlenebileceği – Ceza İndiriminde Sanığın Yaşına ve 1/2 İndirim Miktarına Dikkat Edilmesi Gerektiği )

• YAŞI KÜÇÜK SANIK ( Basit Cinsel İstismar – 1/2 Yerine 1/3 Hatalı İndirim Uygulanarak Fazla Ceza Tayin Edilmesi/Ceza İndiriminde Sanığın Yaşına ve 1/2 İndirim Miktarına Dikkat Edilmesi Gerektiği )

5271/m.236

5237/m.31, 103

ÖZET : Çocuğunbasit cinselistismarı suçundan sanık olan şahsın yapılan yargılamasında; mağdur çocukların tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması gerekli ise de, ilgili madde uyarınca çocukların her dinlenmesinde psikolojisi daha da bozulacağından zorunluluk arz eden haller hariç mağdur çocuklar bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilecektir.
Yaşı küçük sanık hakkında TCK’da öngörülen 1/2 indirim oranının 1/3 olarak hatalı uygulanıp sanığa fazla ceza tayin edilmesi bozma sebebidir.
DAVA : Çocuğunbasit cinselistismarı suçundan sanık Ahmet’in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.11.2006 gün ve 2005/372 Esas, 2006/466 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle gereği düşünüldü:
KARAR : CMK.nun 236/3. maddesinin açık hükmü nedeniyle mağdur çocukların tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması gerekli ise de, aynı maddenin ikinci fıkrasında her dinlenmesinde psikolojisi daha da bozulacağından zorunluluk arz eden haller hariç mağdur çocukların bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebileceğinin öngörülmesi itibarıyla subuta dayanak gösterilen Kriminal raporu, sanığın tevilli ikrarı, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun mütalaasında 5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanması gerekliliğinin belirlenmesi ve tanık beyanı nazara alındığında, kovuşturma evresinde CMK.nun 236/3. maddesine aykırı davranılması sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; suçun sonucunda mağdurenin beden ve ruh sağlığının bozulması sebebiyle sanık hakkında verilen cezada uygulama maddesinin 103/6 yerine 104/6 şeklinde yazılması mahallince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
29.06.2005 yayım tarihli 5377 sayılı Kanunun 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe girdiği nazara alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 31/3. maddesi uyarınca 1/2 yerine 1/3 indirim oranı uygulanarak fazla ceza tayini;
SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak anılan madde hükmünde indirim oranının belirliliği ve takdire taalluk etmemesi nazara alınarak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan CMUK.nun 322.maddesindeki yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nun 103/1-4-6. maddeleri gereğince sanığa tayin olunan 15 yıl hapis cezasının aynı yasanın 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.09.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ E. 2008/12050T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2008/12050

K. 2008/10423

T. 27.11.2008

ÇOCUĞUN BASİT CİNSEL İSTİSMARINA TEŞEBBÜS ( Sanığın Suçu İşlediği Sırada Ceza Ehliyetini Kısmen veya Tamamen Kaldıracak Mahiyette Bir Akıl Hastalığına Duçar Olup Olmadığının Belirlenmesi )

• SANIĞIN PSİKOLOJİK DURUMUNUN SAPTANMASI ( Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden Rapor Aldırılması Gerektiği-Uzman Olmayan Doktordan Alınan Raporun Hükme Esas Alınamayacağı )

• KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMAK ( Diğer Herhangi Bir Suçtan Ayrı Olarak Değerlendirildiği-Gerçek İçtimanın uygulandığı )

5237/m.32,102

ÖZET : Sanığın psikolojik rahatsızlığının olup olmadığının tespiti için sanık veya müdafiinden gelen talebe binaen mahkemenin rapor aldırmak için adli tıp kurumuna başvurması gerekmektedir. Bu konuda uzman olmayan bir doktor tarafından verilen rapor, hüküm kurulması için yeterli dayanak oluşturmaz.
DAVA : Çocuğunbasit cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarından sanık Ö. İ.’in yapılan yargılanması sonunda; çocuğunbasit cinselistismarı ve atılı diğer suçtan mahkümiyetine dair, S.. 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20/02/2008 gün ve 2007/229 Esas, 2008/62 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığının 29/08/2008 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle gereği düşünüldü:
KARAR : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın ve özellikle annesi tanık S. İ.’in sanığın askerliğini zorla yaptığı ve psikolojik rahatsızlığının bulunduğuna dair beyanları, sanık müdafiin bu yöndeki talebi karşısında, bu hususun üzerinde durularak, sanığın suçu işlediği sırada ceza ehliyetini kısmen veya tamamen kaldıracak mahiyette bir akıl hastalığına duçar olup olmadığı, 5237 sayılı TCK.nun 32/1-2. maddelerinin de değerlendirilecek şekilde, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınarak saptandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek konunun uzmanı da olmayan K… Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 13/12/2000 günlü raporla yetinilmek suretiyle eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ E. 2008/15019T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2008/15019

K. 2009/1909

T. 19.2.2009

ÇOCUĞUN BASİT CİNSEL İSTİSMARI ( Sanığın Mağdurenin Kalçasını Sıkmak Şeklinde Gerçekleşen ve Vücut Temasını da İçeren Eyleminde Oluştuğu )

• BASİT CİNSEL SALDIRI ( Sanığın Mağdurenin Kalçasını Sıkmak Şeklinde Gerçekleşen ve Vücut Temasını da İçeren Eylemi Çocuğa Basit Cinsel İstismar Suçunu Oluşturduğu )

5237/m.103/1

ÖZET : Sanığın, mağdurenin kalçasını sıkmak şeklinde gerçekleşen ve vücut temasını da içeren eylemi, çocuğa basit cinsel istismar suçunu oluşturur.
DAVA : Çocuğunbasit cinselistismarı ve basit cinsel saldırı suçlarından sanık Ensar’ın yapılan yargılanması sonunda; eylemlerinin çocuğunbasit cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine dair, ( İstanbul Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi )’nce 10.04.2008 tarih ve 2007/285 Esas, 2008/102 Karar sayı ile verilen hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığı’nın 18.11.2008 günlü tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkında 29.12.2006 günlü basit cinsel istismar eyleminden dolayı kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya uygun olmakla ONANMASINA,
Sanık hakkında 15.03.2006 günlü eylemden dolayı kurulan hükme gelince;
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın oluşu kabul edilen 15.03.2006 günü mağdurenin kalçasını sıkmak şeklinde gerçekleşen ve vücut temasını da içeren eyleminin, çocuğunbasit cinselistismarı vasfında bulunduğu ve TCK’nın 103/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeyerek cinsel taciz olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/ı. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak üzere ( BOZULMASINA ), 19.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Kaynak;http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=66393