Kasten Öldürme Suçuna Örnek

Kasten Öldürme Suçu: Tanımı ve Örneklerle Açıklaması

Kasten Öldürme Suçuna Örnek, bir bireyin başka bir bireyin yaşamına son verme iradesiyle hareket etmesini ifade eder. Bu suç, TCK’nın 81. maddesinde düzenlenmiş olup, suçun niteliğine göre ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler içerebilir. Kasten öldürme suçu, insan yaşamına yönelik en ağır ihlallerden biri olarak değerlendirilir ve genellikle müebbet hapis cezasıyla sonuçlanır.

Kasten Öldürme Suçuna Örnek

Kasten öldürme suçuna örnek olarak, önceden planlanan bir cinayet gösterilebilir. Örneğin, bir kişi, aralarındaki husumet nedeniyle bir başka kişiyi öldürmek amacıyla silah temin eder ve bu eylemi gerçekleştirirse, bu durum “tasarlayarak kasten öldürme” olarak nitelendirilir. TCK’ya göre, bu eylem ağırlaştırıcı bir neden olup, cezanın ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmesine yol açabilir.

Öte yandan, kasten öldürme suçunun ani bir öfke sonucunda işlenmesi de mümkündür. Örneğin, taraflar arasında çıkan şiddetli bir tartışma sırasında saldırganın mağduru öldürmesi, “haksız tahrik” kapsamında değerlendirilebilir ve bu durum, cezada indirim yapılmasına olanak tanıyabilir.

T.C.
Yargıtay
1. Ceza Dairesi

Esas No:2014/2272
Karar No:2014/3418
K. Tarihi:9.6.2014

1-a-) 13.03.2013 tarihinde verilen karara karşı, Cumhuriyet Savcısının yasal süresinden sonra 21.03.2013 tarihinde yaptığı temyiz isteminin CMUK’un 317. maddesi uyarınca,
b-)Sanık Muzaffer müdafiinin yasal süresinden sonra gerçekleşen duruşmalı inceleme isteminin CMUK’un 318. maddesi gereğince,
Reddine karar verilmiştir.
2-)Sanık Muzaffer hakkında maktul Muharrem’i kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın eyleminin sübutu kabul kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiilerinin TCK’nın 27/2. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; maktul Muharrem’in, sanık Muzaffer’in amcasının oğlu olduğu, yakın akrabalarından karşılıksız para istemeyi alışkanlık haline getirdiği, halasının oğlu olan tanık Özgür’ün arazi satışından elde ettiği paradan hakkı olduğunu ileri sürerek halası ve oğlundan para istediği, Özgür’e karşı birlikte hareket etmeyi teklif ederek sanıktan yardım istediği, sanığın bu teklifi kabul etmemesi üzerine aralarının açıldığı, sanığın ise Aydın-Söke karayolu üzerinde lokanta işlettiği, geceleri de bu lokantada yattığı, kendisinden para isteyen maktule küçük meblağlardan ibaret bir kısım parayı aralarındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle karşılıksız olarak verdiği, olay tarihinde gece 20.00 sıralarında lokantasını kapatan sanığın amcası Muhittin’in evine uğradığı, bu sırada aracıyla seyreden maktulün yol üzerinde parketmiş vaziyette gördüğü sanığın aracına çarparak zarar verdiği, kendisine engel olmak isteyen sanığı “ortalıktan kaybolma bu gece senin mezarını kazacağım, seni öldüreceğim” diye tehdit ettiği, amcası olan tanık Muhittin’in maktulü aracına bindirerek gönderdiği, aşırı derecede alkollü olan maktulün, babasının dükkanındaki av tüfeğini alıp sanığın işlettiği lokantanın önüne geldiği, sanığı telefonla arayarak nerede olduğunu sorduğu, bu sırada olay yerine sanığın da gelip aralarında yaklaşık on metre mesafe olduğu halde konuştukları sırada maktulün elindeki av tüfeğini sanığa doğrulttuğu, bu sırada elinde dolu vaziyette tek kırma av tüfeği olan sanığın,maktul atış yapmadan ateş ederek maktulü öldürdüğü olayda; sanık Muzaffer’in kendisine karşı gerçekleşmesi muhakkak olan haksız saldırıyı o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defettiği, eylemini meşru savunma koşulları altında gerçekleştirdiği, böylelikle meşru savunmada aşırıya kaçılmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 25. ve CMK’nın 223/2-d maddeleri uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 81/1, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiilerinİn temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 09.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu yazıyı Paylaşmak istermisiniz?