ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU ( * )
* Zeki BULGAN | Ceza Avukatı
- GİRİŞ
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu, TCK’nın Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçu TCK. m. 134’te ;
“ (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. ” şeklinde düzenlenmiştir.
Özel hayat; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez. Kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yapıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kapsamına dahildir; ancak, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez.
Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kapsamına girip girmediği belirlenirken, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, içinde bulunduğu fiziki çevrenin özellikleri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler göz önüne alınmalıdır.
TCK’nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip bir alet kullanılması gerekmeyip, bir özel hayat olayının çıplak gözle seyredilmesi ya da özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice dinlenilmesi yeterlidir.
TCK’nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde; bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi eylemi düzenlenmiştir. Kaydedilen görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmez; özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi, bu düzenlemenin uygulanması için yeterlidir. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle suç tamamlanır; başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, failin kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna bir etkisi yoktur.
TCK’nın 134. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, ilgilisinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması gerekir.
İfşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişi anlaşılmalı, en azından anlaşılabilir olmalı ya da açıklanmalıdır. Bu suç, birinci fıkradan bağımsız ayrı bir suçtur.
TCK 134/ 1 maddesinde bahsi geçen Görüntü veya Seslerin Kayda alınması suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunun oluşabilmesi için ; Kişinin özel yaşam alanına ilişkin ve Özel Hayatının Gizliliğini İhlal edecek şekilde herhangi bir konuşmasının veya görüntüsünün kaydedilmesi gerekmektedir.
Görüntü veya Ses Kaydının, Özel Yaşam alanına ilişkin ve Özel Hayatının Gizliliğini İhlal edecek nitelikte olması gerekmektedir. Örneğin İş ile ilgili konularda yapılan konuşmaların Ses kaydının alınması halinde TCK.’nın 134. maddesindeki Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçu değil, TCK.’nın 133. maddesinde bahsi geçen Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması suçu gündeme gelebilecektir.
Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi, içeriği itibariyle Özel Hayata ilişkin olmayan konuşmalara ilişkin ses kaydının alınması halinde TCK. 134/1’de düzenlenen Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunun oluşmayacağına hükmetmiştir.
“…Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 133/2, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2017 tarihli ve 2016/1472 esas, 2017/279 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:…
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı Makine İkmal Onarım Daire Başkanlığında engelli statüsünde çalışan sanığın, başka bir çalışan ile tartışması sebebiyle Genel Sekreter olan katılan tarafından çağrıldığı sırada, katılanın daha önce benzer olaylardan dolayı hakaret ve tehdit etmesi nedeniyle sanığın katılan ile yapmış oldukları yüz yüze konuşmayı kaydedip işten çıkarılması üzerine açmış olduğu davaya delil olarak sunması şeklinde sübutu kabul edilen eylemi nedeniyle; sanık ile katılan arasında gerçekleşen konuşmanın kaydedilmesi eyleminin TCK’nın 133/1 ve 133/2. madde ve fıkraları gereğince suç olarak düzenlenmediği gibi, içeriği itibariyle de ÖZEL OLMAMASI NEDENİYLE aynı Kanunun 134/1. madde ve fıkrasında düzenlenen ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇUNU DA OLUŞTURMAYACAĞI,…“
( Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2018/8597 E. , 2019/5459 K. )
“…sanığın, şikayeti üzerine yapılan soruşturmada katılanın yalancı tanıklık yaptığını ispatlamak için katılan ile yaptığı yüz yüze konuşmayı kaydedip katılan hakkında yaptığı şikayet başvurusuna delil olarak eklediği olayda, sanığın, katılan ile yaptığı yüz yüze konuşmayı kaydetmesi eylemi TCK’nın 133/1. madde ve fıkrasında düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı gibi KONUŞMA İÇERİKLERİNİN ÖZEL HAYATA İLİŞKİN OLMAMASI nedeniyle TCK’nın 134. maddesinde düzenlenen ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇUNU DA OLUŞTURMAYACAĞI,”
( Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2018/8166 E. , 2019/5163 K. )
“…Dairemizce izlenen görüntü içeriğine ve dosya kapsamına göre, katılanın, kamuya açık alanda, diyolog halinde olduğu kişilerin dışında, diğer taraftarların da rahatlıkla duyabileceği tonda konuştuğu ve aleni konuşmasının kayda alınmış olması nedeniyle sanıkların üzerlerine atılı kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği, katılanın, toplum içindeki konumuna, futbol takımında üstlendiği göreve, kayıt esnasında sergilediği davranışlara, taraftarların çekim yaptığından haberdar olmasına; ayrıca, çekim sırasındaki hal ve koşullar ile kayda alınan görüntü ve konuşmalara nazaran, şikayete konu kaydın, katılanın özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte olmaması karşısında, sanıkların eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturmayacağı anlaşılmakla,”
( Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2014/700 E. , 2014/18384 K. )
“…Dosya kapsamına göre; sanığın tarafı olduğu ve iki kişi arasında geçen konuşma içeriklerini kayıt altına alması eyleminin TCK’nın 133/1 kapsamında kalan kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunu oluşturmayacağı ancak şartları bulunması halinde TCK’nın 134 maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği, dosya kapsamı itibariyle çözümü yapılan konuşma içeriklerinde tarafların özel hayatına ilişkin herhangi bir bilginin olmadığı gözetildiğinde sanığın eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturmayacağı anlaşıldığından ”
( Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2015/14885 E. , 2017/3121 K. )
“…çözümü yapılan ses kaydının içeriğine göre, taraflar arasındaki tartışma esnasında, katılanın özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte herhangi bir konuşmasının kaydedilmemesi nedeniyle sanığın eyleminin TCK’nın 134. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturmayacağı, ”
( Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2018/8097 E. , 2019/1078 K.)
- CEZAYI ARTIRAN NİTELİKLİ HALLER
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunun ;
- a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanılmak suretiyle,
- b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle
işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır.
III. ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇUNDA ŞİKAYET VE UZLAŞMA
TCK. 139. madde gereğince Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Mağdurun şikayeti olmadan Savcılığın Soruşturma başlatması ve mahkemenin kovuşturma yapması mümkün değildir. Şikayet süresi, mağdurun fiilin işlendiğini ve fiili işleyen kişiyi öğrendiği tarihten başlamak üzere 6 aydır.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçu, Soruşturulması ve Kovuşturulması şikayete bağlı bir suç olduğu için CMK. gereğince Uzlaştırma prosedürü uygulanması gereken suçlardandır.
- KİŞİLERİN ÖZEL HAYATINA İLİŞKİN GÖRÜNTÜ veya SESLERİN HUKUKA AYKIRI OLARAK İFŞA EDİLMESİ SURETİYLE ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETME
TCK 134/ 1’de düzenlenen Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunun oluşabilmesi için bir özel hayat alanına giren olayın çıplak gözle izlenilmesi veya bir özel hayat alanına giren seslerin gizlice dinlenilmesi yeterlidir. Örneğin bir mağazanın giysi deneme kabininde kıyafet deneyen bir kimsenin çıplak gözle izlenilmesi TCK 134/ 1’de düzenlenen suçun oluşması için yeterlidir.
Yukarıda verdiğimiz örnekte bir mağazanın giysi deneme kabininde kıyafet deneyen bir kimsenin görüntüsünün fotoğraf makinesi, cep telefonu vs. ile kayda alınması halinde faile verilecek cezada bir kat artırıma gidilecektir.
Kişilerin Özel Hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edildiğinin kabul edilebilmesi için, ses veya görüntü ile özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerekir. Suçun oluşabilmesi için ses veya görüntü kayıtlarının ifşa edilmesi yeterli olup, başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmez. Yine failin kaydedilen görüntüleri izlememiş veya sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna herhangi bir etkisi yoktur.
