GenelYARGITAY SİLAHLA TEHDİT SUÇUNDA MAĞDURUN ZORLA KAÇIRILMASINI ENGELLEMEK İÇİN MÜDAHALE ETTİĞİ DİĞER SANIKLARI KORKUTMAK AMACIYLA SİLAHLA HAVAYA ATEŞ EDEN SANIĞIN EYLEMİNİN MEŞRU MÜDAFAA SINIRLARI İÇİNDE KALDIĞINA HÜKMETTİ. SOMUT OLAYDA SANIĞIN BERAATİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİNDEN BAHİSLE YEREL MAHKEME KARARINI BOZDU… AĞIR CEZA AVUKATI ZEKİ BULGAN Tel: 02125834141 – CEZA AVUKATI ZEKİ BULGAN

9 Ağustos 2018by admin
  1. Ceza Dairesi         2017/8460 E.  ,  2018/1371 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar Hüseyin ve Yakup); 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (sanık …)
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya tetkik edildi.
Sanık …’un kovuşturma evresinde beyanının alındığı duruşmada bildirdiği adrese çıkarılan tebligatın 10.12.2012 tarihinde komşusunun imzadan imtina ettiği şerhiyle mahalle muhtarlığına bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği belirlenerek hükmün kesinleştirildiği, hükmün infazı aşamasında sanığın verdiği 15.01.2013 havale tarihli dilekçe ile hükmün kendisine tebliğ edilmediğini, adresinin soruşturma evresinde alınan adresi olduğunu belirtip bu adresin aynı zamanda sanığın mernis adres olması karşısında 15.01.2013 tarihli dilekçenin aynı zamanda kesinleştirilip infaza verilmiş hükme yönelik eski hale getirme talebini de içerdiği ve eski hale getirme şartlarının oluşup oluşmadığını değerlendirerek kabulüne ya da reddine dair karar verme yetkisinin Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede kesinleştirme öncesi gerekçeli kararla ilgili tebligatın usulüne uygun yapılması nedeniyle eski hale getirme talebinin kabulü ile sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizinin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Sanık …’in temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 21.12.2012 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen hükmü, CMUK’nın 310/1. maddesinde düzenlenip tefhimden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 18.01.2013 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesine göre indirim yapılırken oranın 1/4 yerine 1/6 olarak yazılması, indirimin 1/4 oranına göre yapıldığının sonuç ceza miktarlarından anlaşılması karşısında bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;
Hükümlerden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerde yer alan TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin çıkartılarak yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın mağdur …’ın zorla kaçırılmasını engellemek için müdahale ettiği diğer sanıkların kendisine yönelmesi üzerine, onları korkutmak ve mağdura karşı suç oluşturan eylemlerine son vermelerini sağlamak için silahla havaya bir el ateş etmekten ibaret eyleminin, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun yanında 5237 sayılı TCK’nın 106/2-a. maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu da oluşturup tek eylemle birden fazla suçun oluşması nedeniyle sanık hakkında aynı Kanunun 44. maddesinde yer alan fikri içtima kuralına göre bu suçlara ilişkin en ağır cezayı öngören TCK’nın 106/2-a maddesinin uygulanması gerekmekte ise de tüm dosya içeriğine göre söz konusu olayda sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 25/1. maddesinde düzenlenen meşru savunma sınırları içinde kaldığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sorularınız İçin

Zeki Bulgan İstanbul Barosuna kayıtlı bir Ağır Ceza Avukatıdır.

Copyright © Zekibulgan.av.tr