GenelYARGITAY KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNDA SANIĞIN KENDİSİNE KARŞI GERÇEKLEŞMESİ MUHAKKAK OLAN HAKSIZ SALDIRIYI O ANDAKİ HAL VE KOŞULLARA GÖRE SALDIRI İLE ORANTILI BİÇİMDE DEFETMESİ HALİNDE EYLEMİN MEŞRU SAVUNMA KOŞULLARI ALTINDA GERÇEKLEŞTİĞİNİN VE MEŞRU SAVUNMADA AŞIRIYA KAÇILMADIĞININ KABULÜNÜN GEREKTİĞİNE HÜKMETTİ. SOMUT OLAYDA SANIĞIN KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNDAN BERAATİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİNDEN BAHİSLE YEREL MAHKEME KARARINI BOZDU…AĞIR CEZA AVUKATI ZEKİ BULGAN Tel: 02125834141 – CEZA AVUKATI ZEKİ BULGAN

13 Eylül 2018by admin

T.C.
Yargıtay
1. Ceza Dairesi

Esas No:2014/2272
Karar No:2014/3418
K. Tarihi:9.6.2014

1-a-) 13.03.2013 tarihinde verilen karara karşı, Cumhuriyet Savcısının yasal süresinden sonra 21.03.2013 tarihinde yaptığı temyiz isteminin CMUK’un 317. maddesi uyarınca,
b-)Sanık Muzaffer müdafiinin yasal süresinden sonra gerçekleşen duruşmalı inceleme isteminin CMUK’un 318. maddesi gereğince,
Reddine karar verilmiştir.
2-)Sanık Muzaffer hakkında maktul Muharrem’i kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın eyleminin sübutu kabul kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiilerinin TCK’nın 27/2. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; maktul Muharrem’in, sanık Muzaffer’in amcasının oğlu olduğu, yakın akrabalarından karşılıksız para istemeyi alışkanlık haline getirdiği, halasının oğlu olan tanık Özgür’ün arazi satışından elde ettiği paradan hakkı olduğunu ileri sürerek halası ve oğlundan para istediği, Özgür’e karşı birlikte hareket etmeyi teklif ederek sanıktan yardım istediği, sanığın bu teklifi kabul etmemesi üzerine aralarının açıldığı, sanığın ise Aydın-Söke karayolu üzerinde lokanta işlettiği, geceleri de bu lokantada yattığı, kendisinden para isteyen maktule küçük meblağlardan ibaret bir kısım parayı aralarındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle karşılıksız olarak verdiği, olay tarihinde gece 20.00 sıralarında lokantasını kapatan sanığın amcası Muhittin’in evine uğradığı, bu sırada aracıyla seyreden maktulün yol üzerinde parketmiş vaziyette gördüğü sanığın aracına çarparak zarar verdiği, kendisine engel olmak isteyen sanığı “ortalıktan kaybolma bu gece senin mezarını kazacağım, seni öldüreceğim” diye tehdit ettiği, amcası olan tanık Muhittin’in maktulü aracına bindirerek gönderdiği, aşırı derecede alkollü olan maktulün, babasının dükkanındaki av tüfeğini alıp sanığın işlettiği lokantanın önüne geldiği, sanığı telefonla arayarak nerede olduğunu sorduğu, bu sırada olay yerine sanığın da gelip aralarında yaklaşık on metre mesafe olduğu halde konuştukları sırada maktulün elindeki av tüfeğini sanığa doğrulttuğu, bu sırada elinde dolu vaziyette tek kırma av tüfeği olan sanığın,maktul atış yapmadan ateş ederek maktulü öldürdüğü olayda; sanık Muzaffer’in kendisine karşı gerçekleşmesi muhakkak olan haksız saldırıyı o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defettiği, eylemini meşru savunma koşulları altında gerçekleştirdiği, böylelikle meşru savunmada aşırıya kaçılmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 25. ve CMK’nın 223/2-d maddeleri uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 81/1, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiilerinİn temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 09.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

 

 

 

 

Sorularınız İçin

Zeki Bulgan İstanbul Barosuna kayıtlı bir Ağır Ceza Avukatıdır.

Copyright © Zekibulgan.av.tr