Hırsızlık Suçunda Malın değerinin az olması

Hırsızlık Suçunda Malın değerinin az olması

Hırsızlık Suçunda Malın değerinin az olması, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 141. maddesinde düzenlenmiş olup, kişinin başkasına ait bir malı rızası dışında alarak kendisine veya bir başkasına menfaat sağlama eylemini ifade eder. Ancak, hırsızlık suçunun işlenişinde çalınan malın değerinin az olması, suçun niteliği ve cezası üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

TCK’nın 145. maddesine göre, çalınan malın değerinin azlığı, fail lehine bir indirim sebebi olarak kabul edilmektedir. Bu düzenleme, adaletin sağlanması ve suçla ceza arasındaki orantının korunması amacıyla getirilmiştir. Malın değerinin az olması, hâkime cezada indirime gitme konusunda takdir yetkisi tanımaktadır. Ancak bu indirimin uygulanabilmesi için çalınan malın değerinin, toplumda genel kabul görmüş ekonomik standartlar çerçevesinde düşük olması gerekmektedir.

Malın Değerinin Azlığı Nasıl Belirlenir?

Malın değerinin az olup olmadığının belirlenmesi, olayın somut koşullarına göre değerlendirilir. Örneğin, çalınan bir ürünün piyasa değeri, malın kullanılmış ya da yeni olması, ekonomik şartlar ve mağdur üzerindeki etkisi dikkate alınır. Uygulamada, mahkemeler genellikle emsal piyasa fiyatlarını ve bilirkişi raporlarını esas alarak karar vermektedir.

Hırsızlık Suçunda Malın Değerinin Az Olması Ceza İndirimi ve Uygulama

Malın değerinin azlığı hâlinde, hâkim ceza indirimi yapabilir ancak bu bir zorunluluk değildir. Hâkim, failin suç işleme kastını, geçmişteki sabıkalarını ve mağdurun durumunu göz önünde bulundurarak bu indirimi uygulayıp uygulamama konusunda serbesttir. Ayrıca, bu durum failin sabıkasız olması ya da suçtan duyduğu pişmanlık gibi diğer hafifletici sebeplerle birleştiğinde daha düşük bir ceza ile sonuçlanabilir.

Madde 145- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/16 md.) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Not: Asliye Ceza Davaları-Asliye Ceza Mahkemesi – Ağır Ceza Davaları – Ağır Ceza Mahkemesi – Çocuk Ağır Ceza Davaları – Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi gibi Mahkemelerin görev alanına giren suçlarda sanıkların veya müştekilerin bir Avukat ile bu davaları takip etmeleri hukuken kendi yararlarına olacaktır. Ağır Ceza Avukatı – Ağır Ceza Mahkemesi Avukatı – Ceza Avukatı – Çocuk Ağır Ceza Avukatı gibi kavramlardan daha ziyade işini iyi takip eden ve işini severek yapan Avukat kavramı daha efdaldir.

Bu yazıyı Paylaşmak istermisiniz?