Yeminin yerine getirilmesi, sağır veya dilsizin yemini

Yeminin Yerine Getirilmesi, Sağır veya Dilsizin Yemini

Yemin, bireyin doğruluğunu kanıtlamak, bir iddiayı desteklemek veya bir taahhütte bulunmak amacıyla yaptığı kutsal bir söz verme eylemidir. Dinî ve hukuki boyutları bulunan yemin, yerine getirilmesi gereken önemli bir yükümlülüktür. Ancak sağır veya dilsiz bireylerin yemini nasıl gerçekleştireceği, özel düzenlemeler gerektiren bir konudur.

Yeminin Önemi ve Yerine Getirilmesi

Yemin, kişinin söylediği sözün doğruluğunu pekiştirmek için Allah’ın adını anarak yaptığı bir ifadedir. Bu nedenle yemin eden kişi, sözünü tutmak ve verdiği taahhüde uygun hareket etmek zorundadır. İslam hukukunda yemin bozulduğunda, belirli kefaretler öngörülmüştür. Bunlar genellikle oruç tutma, fakirlere yardım etme veya köle azat etme gibi eylemlerden oluşur.

Sağır ve Dilsiz Bireylerin Yemini

Sağır ve dilsiz bireylerin yemin etme şekli, iletişim kurma yeteneklerine bağlı olarak değişebilir. Genel olarak, bu bireylerin yemini işaret dili veya yazılı beyan ile gerçekleştirilir. Hukuki ve dini otoriteler, kişinin niyetini açık bir şekilde ifade etmesini esas alır.

Eğer bir kişi doğuştan sağır ve dilsizse ve yazılı ifade kullanamıyorsa, güvenilir bir çevirmen aracılığıyla niyetinin anlaşılması sağlanabilir. Bu durumda işaret diliyle yapılan yemin, sözlü yeminle eşdeğer kabul edilir. Aynı şekilde, yazılı olarak beyan edilen bir yemin de geçerlidir.

Yeminin Geçerliliği ve Kefaret Durumu

Sağır ve dilsiz bireylerin yemin etmesi ve bu yeminin geçerliliği konusunda fakihler, temel olarak kişinin niyetini ve beyanını esas alır. Eğer bir kişi yemini bilinçli olarak bozarsa, normal şartlarda uygulanan kefaret hükümleri bu bireyler için de geçerlidir. Ancak, bu kişiler için özel durumlar göz önünde bulundurulabilir ve dini otoritelerden destek alınabilir.

Madde 56 – (1) Tanık, yüksek sesle tekrar ederek veya okuyarak yemin eder.
(2) Okuma ve yazma bilen sağır veya dilsizler yemin biçimini yazarak ve imzalarını koyarak yemin ederler. Okuma ve yazma bilmeyen sağır veya dilsizler işaretlerinden anlayan bir tercüman aracılığıyla ve işaretle yemin ederler.

Not: Asliye Ceza Davaları-Asliye Ceza Mahkemesi – Ağır Ceza Davaları – Ağır Ceza Mahkemesi – Çocuk Ağır Ceza Davaları – Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi gibi Mahkemelerin görev alanına giren suçlarda sanıkların veya müştekilerin bir Avukat ile bu davaları takip etmeleri hukuken kendi yararlarına olacaktır. Ağır Ceza Avukatı – Ağır Ceza Mahkemesi Avukatı – Ceza Avukatı – Çocuk Ağır Ceza Avukatı gibi kavramlardan daha ziyade işini iyi takip eden ve işini severek yapan Avukat kavramı daha efdaldir.

Bu yazıyı Paylaşmak istermisiniz?