Keşifte, Tanık veya Bilirkişinin Dinlenmesinde Bulunabilecekler
Tanık veya bilirkişinin dinlenmesinde bulunabilecekler, mahkemeler tarafından yapılan yerinde inceleme işlemidir ve delillerin değerlendirilmesi sürecinde büyük önem taşır. Hukuki süreçlerde keşif sırasında tanık veya bilirkişinin dinlenmesi, gerçeğin ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Peki, keşif sırasında kimler bulunabilir ve hangi kurallar geçerlidir? İşte detaylar…
Keşif Sırasında Kimler Bulunabilir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (HMK) göre keşif sırasında taraflar, vekilleri, mahkeme heyeti, bilirkişiler ve gerekli görülen uzmanlar hazır bulunabilir. Özellikle, keşifte tanık dinlenmesi söz konusu ise taraf vekilleri, tanığın beyanlarını dinleyebilir ve soru yöneltebilirler.
- Mahkeme Heyeti: Keşfi yöneten ve delilleri değerlendiren hakim veya heyettir.
- Taraflar ve Vekilleri: Davaya taraf olan kişiler ve onların avukatları keşif sürecinde hazır bulunabilir.
- Tanıklar: Mahkeme tarafından çağrılan tanıklar, keşif sırasında beyanlarını sunabilir.
- Bilirkişiler: Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişiler, teknik konularda görüş bildirir.
- Gerekli Görülen Uzmanlar: Bazen mahkeme, belirli bir alanda uzman kişilerin görüşüne başvurabilir.
Tanık Veya Bilirkişinin Dinlenmesinde Bulunabilecekler
Keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinlenirken belirli usuller izlenir:
- Tanık, mahkeme huzurunda yemin ederek beyanını sunar.
- Taraf vekilleri, tanığa soru yöneltebilir.
- Bilirkişiler, teknik bilgilerini aktarıp raporlarını sunarlar.
- Hakim, gerekli gördüğü takdirde ek sorular yöneltebilir.
Keşifte Bulunma Hakkı
Taraf vekilleri keşif sırasında bizzat hazır bulunarak tanık ve bilirkişinin ifadelerini takip edebilir, gerektiğinde mahkemeye taleplerini iletebilir. Ancak, keşif esnasında mahkeme düzenini bozacak davranışlarda bulunulmaması gerekir.
Madde 84 – (1) Keşif yapılması sırasında şüpheli, sanık, mağdur ve bunların müdafii ve vekili hazır bulunabilirler.
(2) Tanık veya bilirkişinin duruşma sırasında hazır bulunamayacağı veya oturduğu yerin uzaklığı nedeniyle bulunmasının güç olduğu anlaşılırsa, bu tanık veya bilirkişinin dinlenmesinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Mağdur, şüpheli veya sanığın huzuru, tanıklardan birinin gerçeğe uygun tanıklık etmesine engel olabilecekse, o işte şüpheli veya sanığın bulunmamasına karar verilebilir.
(4) Bu işlerde hazır bulunmaya hakkı olanlar, işin geri bırakılmasına neden olmamak koşuluyla, işlerin yapılması gününden önce haberdar edilirler.
(5) Şüpheli veya sanık tutuklu ise, hâkim veya mahkeme tarafından ancak zorunlu sayılan hâllerde keşifte hazır bulundurulmasına karar verilebilir.
Not: Asliye Ceza Davaları-Asliye Ceza Mahkemesi – Ağır Ceza Davaları – Ağır Ceza Mahkemesi – Çocuk Ağır Ceza Davaları – Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi gibi Mahkemelerin görev alanına giren suçlarda sanıkların veya müştekilerin bir Avukat ile bu davaları takip etmeleri hukuken kendi yararlarına olacaktır. Ağır Ceza Avukatı – Ağır Ceza Mahkemesi Avukatı – Ceza Avukatı – Çocuk Ağır Ceza Avukatı gibi kavramlardan daha ziyade işini iyi takip eden ve işini severek yapan Avukat kavramı daha efdaldir.
