Tazminat isteyemeyecek kişiler

Tazminat İstemeyecek Kişiler Hakkında Bilgi

Tazminat isteyemeyecek kişiler, haksız bir fiil, sözleşmeye aykırılık veya hukuki bir zarar nedeniyle mağdur olan kişilere, uğradıkları zararın karşılanması amacıyla ödenen bir bedeldir. Ancak, bazı durumlarda belirli kişiler tazminat talep etme hakkından mahrum kalabilir. Bu durumlar, hukuki ve yasal düzenlemelere dayanmaktadır.

1. Kendi Kusuruyla Zarar Görenler

Bir kişi, tamamen kendi kusuruyla zarar görmüşse, tazminat talep edemez. Örneğin, trafik kurallarını ihlal eden ve bu ihlal sonucunda kaza yapan bir sürücü, zarar görmesine rağmen tazminat hakkından mahrum kalabilir. Hukuk, bireyin kendi hatasının sonuçlarını üstlenmesini öngörür.

2. Hakkından Feragat Edenler

Tazminat talep etme hakkından feragat eden kişiler de bu haktan yararlanamaz. Özellikle taraflar arasında yapılan anlaşmalarda, feragat açıkça belirtilmişse, tazminat talebi mümkün değildir. Ancak, bu feragat beyanı hukuka aykırı bir durumu kapsıyorsa, geçersiz sayılabilir.

3. Zararı İspat Edemeyenler

Tazminat talep edebilmek için zararın varlığını, miktarını ve karşı tarafın sorumluluğunu ispat etmek gerekir. Eğer zarar ispatlanamazsa, tazminat talebi reddedilebilir.

4. Hukuka Aykırı Eylemlerde Bulunanlar

Haksız bir fiilde bulunarak zarar gören kişiler, bu fiillerden kaynaklanan zararları için tazminat isteyemez. Örneğin, yasa dışı bir faaliyette yer alırken zarar gören bir kişi, hukuka aykırılık nedeniyle tazminat talebinde bulunamaz.

5. Sözleşme Hükümleri Gereği Tazminat Talebi Reddedilenler

Taraflar arasında yapılan sözleşmelerde, tazminat talebinin sınırlandırıldığı veya tamamen kaldırıldığı durumlar olabilir. Bu gibi durumlarda, sözleşme hükümleri bağlayıcıdır.

Madde 144 – (1) Kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerden aşağıda belirtilenler tazminat isteyemezler:
a) (Mülga: 11/4/2013-6459/18 md.)
b) Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler.
c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler.
d) Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler.
e) Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar.

Not: Asliye Ceza Davaları-Asliye Ceza Mahkemesi – Ağır Ceza Davaları – Ağır Ceza Mahkemesi – Çocuk Ağır Ceza Davaları – Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi gibi Mahkemelerin görev alanına giren suçlarda sanıkların veya müştekilerin bir Avukat ile bu davaları takip etmeleri hukuken kendi yararlarına olacaktır. Ağır Ceza Avukatı – Ağır Ceza Mahkemesi Avukatı – Ceza Avukatı – Çocuk Ağır Ceza Avukatı gibi kavramlardan daha ziyade işini iyi takip eden ve işini severek yapan Avukat kavramı daha efdaldir.

Bu yazıyı Paylaşmak istermisiniz?