Yalan tanıklık suçunda Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler

Yalan Tanıklık Suçunda Şahsi Cezasızlık veya Cezanın Azaltılmasını Gerektiren Sebepler

Yalan tanıklık suçunda, bir kişinin, gerçek dışı ifadeler vererek, adaletin tecellisini engellemeye çalışması anlamına gelir. Türk Ceza Kanunu’na göre, yalan tanıklık, cezai bir suç olarak değerlendirilir ve cezai sorumluluk doğurur. Ancak bazı durumlarda, bu suçtan dolayı şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılması söz konusu olabilir. Bu gibi durumlar, hukuk sisteminin adaletli ve esnek bir şekilde işlemeyi amaçlayan istisnalardır.

Şahsi Cezasızlık Sebepleri

Yalan tanıklık suçunda, şahsi cezasızlık durumu, tanığın belirli koşullar altında ceza almamasını sağlar. Bu durumlar arasında tanığın suçun mağduru olması, tanıklık yaptığı olayın kendisini veya yakınlarını doğrudan etkilemesi gibi sebepler yer alır. Ayrıca, tanığın durumu, yalan ifade verirken ruhsal bir baskı altında olması veya korku ile hareket etmesi de cezasızlık sebebi oluşturabilir.

Cezanın Azaltılması

Yalan tanıklık suçunda cezanın azaltılması, belirli hafifletici sebeplerin bulunması durumunda geçerlidir. Örneğin, tanığın yalan ifadesini, suçluyu korumak veya bir başkasını suçlamaktan ziyade, kişisel çıkarları doğrultusunda vermiş olması, cezanın indirilmesine sebep olabilir. Ayrıca, suçun işleniş şekli, tanığın işbirliği yapması ve pişmanlık göstermesi de cezayı azaltan faktörlerdendir.

Madde 273- (1) Kişinin;
a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,
b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,
Halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hallerinde uygulanmaz.

Not: Asliye Ceza Davaları-Asliye Ceza Mahkemesi – Ağır Ceza Davaları – Ağır Ceza Mahkemesi – Çocuk Ağır Ceza Davaları – Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi gibi Mahkemelerin görev alanına giren suçlarda sanıkların veya müştekilerin bir Avukat ile bu davaları takip etmeleri hukuken kendi yararlarına olacaktır. Ağır Ceza Avukatı – Ağır Ceza Mahkemesi Avukatı – Ceza Avukatı – Çocuk Ağır Ceza Avukatı gibi kavramlardan daha ziyade işini iyi takip eden ve işini severek yapan Avukat kavramı daha efdaldir.

Bu yazıyı Paylaşmak istermisiniz?