Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri

Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri

Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri, davanın aydınlatılmasında kritik rol oynar. Ancak tanıkların ya da bilirkişilerin fiziksel olarak mahkemede hazır bulunmaları her zaman mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda naiple dinleme ve istinabe yoluyla dinleme yöntemleri devreye girer.

Naiple Dinleme Nedir?

Naiple dinleme, mahkeme tarafından yetkilendirilmiş bir hâkim veya görevlendirilmiş kişi aracılığıyla tanığın ya da bilirkişinin ifadesinin alınmasıdır. Bu yöntem genellikle tanığın sağlık sorunları, uzak bir bölgede bulunması veya güvenlik endişeleri gibi durumlarda tercih edilir. Naip hâkim, tanığın ifadesini tarafların huzurunda alır ve resmi tutanak haline getirir.

İstinabe Yoluyla Dinleme Nedir?

İstinabe, bir mahkemenin, başka bir yer mahkemesi aracılığıyla ifade almasıdır. Özellikle tanığın başka bir il veya yurtdışında bulunması durumunda, bu yöntem sıkça kullanılır. İstinabe talimatı, ifadenin alınacağı yer mahkemesine gönderilir ve süreç yerel mahkeme tarafından gerçekleştirilir.

Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

  • Tanığın fiziksel olarak mahkemeye gelememesi
  • Güvenlik sorunları
  • Tanığın veya bilirkişinin yurt dışında olması
  • Maddi ve zamansal tasarruf sağlama amacı

Bu yöntemler, hukuki süreçlerin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar. Tanık veya bilirkişi ifadelerinin doğru şekilde kaydedilmesi, adaletin tecellisi açısından büyük önem taşır.

Madde 180 – (1) Hastalık veya malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkeme onun bir naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir.
(2) Bu hüküm, konutlarının yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında bulunmasından dolayı getirilmesi zor olan tanık ve bilirkişinin dinlenmesinde de uygulanır.
(3) Davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez.
(4) İstinabe olunan mahkeme, büyükşehir belediye sınırları içerisinde ise, ilgililer kendi yargı çevresinde bulunmasa da büyükşehir belediye sınırları içerisinde yerine getirilmesi gereken istinabe evrakını geri çevirmeksizin gereğini yapar.
(5) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre tanık veya bilirkişinin aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle dinlenebilmeleri olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak ifade alınır. Buna olanak verecek teknik donanımın kurulmasına ve kullanılmasına ilişkin esas ve usuller yönetmelikte gösterilir.

Not: Asliye Ceza Davaları-Asliye Ceza Mahkemesi – Ağır Ceza Davaları – Ağır Ceza Mahkemesi – Çocuk Ağır Ceza Davaları – Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi gibi Mahkemelerin görev alanına giren suçlarda sanıkların veya müştekilerin bir Avukat ile bu davaları takip etmeleri hukuken kendi yararlarına olacaktır. Ağır Ceza Avukatı – Ağır Ceza Mahkemesi Avukatı – Ceza Avukatı – Çocuk Ağır Ceza Avukatı gibi kavramlardan daha ziyade işini iyi takip eden ve işini severek yapan Avukat kavramı daha efdaldir.

Bu yazıyı Paylaşmak istermisiniz?